1.Gün “Evren kusursuz bir başkaldırıdan ibarettir.” bunu ben söylemiyorum, bunu söyleyen insanı tanımıyorum ancak bu sözün doğru olmasını istiyorum. Yalnızca benim değil, herkesin bu sözün doğruluğuna inanması gerektiğini de düşünüyorum. Zaten insan neden böyle düşünmez ki, anlamıyorum. Kendimi sırf “ben” olduğum için taşıdığım onca sürede her şey anlamsız başlangıçlar ve sonlardan ibaretken, yürümek denen eylem dışında, hareket alanım bile kısıtlıyken, yaşamak için ihtiyacım olan suyu bile neden para ile aldığımı soramazken, ucu bucağı belirsiz evrenin kusursuz bir başkaldırıdan ibaret olduğunu düşünmek beni rahatlatıyor. Bu durum bana öyle bir rahatlık veriyor ki bazen sırf bu durum sayesinde ayakkabılarımın ayağıma vurduğunu unutuyorum. Yürümek, şu dünyanın en sefil ve acı veren eylemi. Hayır, bunu ayakkabılarım ayağıma vurduğu için söylemiyorum, bunu her yürüyüşümün sonu olan evimin sokağından geçmek zorunda kaldığım için söylüyorum. Acaba milyonlarca yıllık evr...